Evet yorucu bir ilk is gununun bitiminin ardindan, dinlenebildigim ve kicimi koltuga yaslayabildigim icin cok mutluyum. Yaklasik 3 hafta once geldigim New York`ta dune kadar olan ense yap, gez dolan denilebilecek lale devri bitti ve mucadele donemine basladi. Bugun ilk defa bisiklet kiralayacak ve Central parkta tur satacaktim; ancak ilginc olan sudur ki Central park hakkinda 2 3 sey (4 degil) bilen, tamamini daha gezememis, hatta kendisi turist sayilabilecek birisi nasil olacaktida parkta turistlere, hatta Amerika`lilara yarim yamalak ingilizcesiyle tur satacak para kazanacakti. Istanbul`da boyle birseyi birisine anlatsam hasktr lan dalga mi geciyorsun gibi bi tepki verebilirdi, ama saka degil :) parktaki ilk gunumde 2 tur atarak 110 dolar para kazandim :)
Sabah 8 bucukda yataktan kaltkim ve arkadasimla birlikte otobusle (NJ Transit) Manhattan'a gectik, arkadasimin fix kahvalti menusune bende dahil oldum :)
1 adet roll arasinda yumurta peynir ve hindili jambon tarzi birsey. Roll dedigimiz de hamburger ekmegine benzer sekilde biraz daha yogun bir hamurdan yapilmis, ekmegimize benzer bisi, rollarimizi aldik yaninda da icecek olarak bir apple snapple (favori meyva suyum-elma suyu ) aldik ve parka dogru yurumeye devam ettik. Ancak 1 eksigimiz daha vardi 1 dolara 3 adet muz :)
seyyar bi abimizden bunuda temin ettikten sonra gectik otoparkimiza aldik pedicablerimizi. Manhattan'da binalarin bazilarinin altinda otoparklar bulunur, malum sehir tika basa dolu oldugu icin, bazi plazalarin altini bu sekilde degerlendirmisler. Bizim bisiklet sahipleride bu garajlarda yer kiraliyor, is bitince bisikletleri burda tutuyorlar
Bisikletin basina gecince yaparmiyim yapamazmiyim sorulari icinde parka varmistik ancak soyle bir sikinti oldu bisiklet hakkaten agirdi , ulen ben bos bisikleti cekerken bu kadar kastiysam o koca parkta 2 3 kisiyi arkama alip nasil tasiyacaktim, soru cok yerindeydi ama cevabini bulamiyordum
Bir sekilde parka ulastik ve bisikletleri koyacak bi yer bulduktan sonra kahvaltimizi yaptik. Bu gune kadar yogun bir sekilde yagmurlu gecen gunlerden sonra inanilmaz guzel bir gundu bu cumartesi gunu, park tiklim tiklim doluydu ve butun pedicapciler cok para yapacagiz ,guzel para kazanacagiz diyip durdular. Tabi bende oyle bir beklenti yoktu cunku daha ilk gunumdu, ben gunu `0` cekmeden atlatabilirsem ne mutlu bana modundaydim
1-2 saatlik beklemeden ve parkin enerjisini yakaladiktan sonra parkin icinde bos tur atarak parki ve isin nasil oldugunu ogrenmek icin parkin icinde diger arkadasimla bos donmeye basladik, arkadasimda bu arada bana musteriye anlatilacak yerleri gostermeye gostercekti. 5 10 dakika sonra benim bacaklar kendini salmaya basladi tabi ,dedim sictik olum ;d
Biz parki dolanirken arkadas arada yoldan gecen insanlara park turu satmaya calismayi da ihmal etmiyordu tabi .Bir sure daha pedallayip belli noktalari gectikten sonra amerikali olan 2 kiz 2 erkek bir grubu bisikleti basi 30 dolardan bagladik. Gidicegimiz yer parkin 72.street den olan cikisindan yaklasik 10 cadde yukari giderek orada bulununan metropolitan muzesine goturmekti. Ben zaten orayada ilk defa gidecektim :D
Tur basladi 5 10 dakika derken ben iyice dagildim, deliler gibi ter akiyor, bacaklarim pedal cekemez hale geliyordu, tabi onca senenin hamligi degilde ben boku bisiklete atip turun bitmesini dort gozle cekerek hadi ferhat aslanim ferhat az kaldi ferhat diye diye cevirmeye devam ediyorum, belkide arkamda oturan cift cok kiloluydu, sikinti ordaydi.p
Ben baya bir zorlandiktan sonra hedef nokta olan muzeye ulasmistik ancak cocuklar baya ucuzcu cikti ve 1 dolar bile tip birakmadilar, onlari saygiyla aniyoruz
Evet 30 dolardan da olsa park turu olmasada, sonucta ilk musterimi almistim 30 dolarim cepteydi :d
biz parkkin icine geri donerken yine arada yoldan gecen musterilere dadanmaya devam ediyorduk. Bethesda fountain denilen noktaya geldigimizde arkadasima Amerika'li bir cift yanasti ve tur almak istediklerini soylediler ,benim parktaki training sayilabilecek turum halen tamamlanmamisti, parkta tam 1 tur halen atamamistim :)
ben arkadasin hemen yanindan giderek turunu dinliyor bisiler ogrenmeye calisiyordum. Bir sure o sekilde gittikten sonra 3 tane bomba gibi genc kiz arkadaslar yanima yanasti ve benden tur kiralamak istediklerini soylediler ama ben zaten dagilmis bir halde oldugum icin pek niyetli degildim, ancak insanoglu ac olmasin ve kizlar da bu kadar guzel olmamali cok tehlikeli oluyor :)
60 dolar fiyat cektikten sonra kizlara parkin boat house denilen noktasina 50 dolara anlastik. turumuz gayet guzel gidiordu,kizlar norvecliydi ve tahmin edildigi gibi sap sari hatunlardi, kizlardan sadece 1 tanesi ingilizce bildigi icin yarim yamalak ingilizcemle sadece o kizla muhatap oluyordum(kafa rahat). Arkadasimla bos tur atarken bana gosterdigi anlattigi seylerden aklima gelenleri anlatiyor gerektigi noktalarda kafadan sallayarak bilgi vermeyide eksik etmiyordum :D
Ilk tur deneyimimi cok uzgun oldugumu belirterek bu guzel 3 hatun uzerinde yaptigimi itiraf edebilirim :) ancak bunun cezasinida cektim sanirsam. Turun belli bir kisminda yol 2`ye ayriliyor ve sol tarafa donmem gerekiyordu, cunku sag taraf parkin diger tarafina devam ediyor ve cok dik yokuslardan olusan upuzun bir yol bulunuyordu, tabiki de ben ordaki sapaktan sola donmedim ve sagdan gittim:D
Zaten ilk gununun verdigi asiri yorgunluk ve hamlik var, acayip yorulmusum ,sen git salak gibi sapagi kacir ve yanlis yoldan git, Bisiklette aticak vites kalmadi 7 vites varsa bende bir 7 tane daha olmaliydi ki o yolu bitiriyim,y okuslari tirmanabiliyim, hatta vazgectim o bile yetmez biran arkadan arkadaslar gelse de itseler diye hayal etmedim bile degil, ter deli gibi bosaliyor zaten susamisim, sirilsiklam oldum, resmen gotumden ter akiyor :)artik gidecek dermen kalmadigindan arkadaki guzel hatunlar karsisindaki karizmami,p hice sayarak ve biraz da kivirarak, durmam gerektigini, geberdigimi itiraf ettim :))
Zaten kizlarda beni direk onayladilar cunku halimi onlarda gormuslerdi:D Ancak soyle bir sikinti daha vardi o yolda durmak yasakti ve gorevli kisilere yakalanirsam ceza alacaktim, bu korkuyla ve o cezanin benden alacagi yesillikler yuzunden devam etmeye karar verdim.Ama turu bir sekilde bitirmem parkin ilk cikis sapagindan disari kacmam gerekiyordu,biraz daha dayandiktan sonra arkadamki kizlarin caziblerini bir kenara atarak turun bittigini soyledim kizlar biraz sasirmislardi ancak daha fazla devam edemezdim cunku o yol o sekilde bitmezdi beni yerden kazirlardi artik,kizlarin olup olmamasi umrumda bile degildi hepsinin bisikletimi birakip gitmesini istedim:d Zaten daha sonra uyuz oldum cunku onlarda tip vermemislerdi hatta oyleki 50 dolari denklestirene kadar 5 dakika beklemisimdir.
Ben yine ufaktan geri donmek icin yol aldim ve parkin girisine,yani baslangic noktama gidip dinlenebilmenin hayaliyle suzule suzule ,kivrila kivrila pedallari cekiyordum.
Bu hayalimi yine basaramadim,bir kadin beni cagirdi ve bende nedense reddetmedim ve yanina gittim,ordan plaza hotel denilen yere gitmek istediklerini soyledi ve ne kadar tutcagini sordu,ben ne plaza hotel bulundugu yeri biliyorum ne de ne kadar fiyat soylemem gerektigini :)
Kafadan salladim ve 40 dolar cektim ve bunlar oww moww diyerek geri cekildi,cokda umurumdaydi dedim ,biraz durdum ve bunlar aralarinda kendi dillerinde konusmaya basladilar ki aradan bizim kadinin kayinpederi sanirsam son fiyatimin ne oldugunu sordu,ben de oke dedim son fiyat 30 dolar .Tabiki de beni rededemiycekti ve okey dedi,ancak ben daha dinlenemeden 3. musterimi almistim ve yikim,kabus yeniden baslamasiti :)pedal cevirmeye devam ederken bir yandan da arkadaslara ulasmya calisiyordum cunku plaza otelin yerini ogrenmem gerekiyordu,bir sekilde ulastim ve bir tarif elde edebildim kafama gore bir route cizdim ve o yoldan devam ettm,parkin icinden gitmek istemedim cunku yokuslar vardi ve yine iskence yasamak istemiyordum,dedim ilk cikistan parkin disina cikiyim,duz yoldan akarim,tabiki de yanlis karar vermistim 10 dakkalik yolu sacma sapan yolarrdan giderek trafikte 25 dakikaya yakin bir surede gittim,gittm ama tur hala bitmemisti cunku adamlari plaza otelin onune birakmam gerekiyordu ki beklenen soru geldi ,Plaza otel hangisi :) ben ilk basta duymamazliktan geldim ancak adam tekrar sordu ,itiraf etmeliydim bilmedigimi soylemeliydim,yuzsuzlugun dibini vurarak bu binalardan birisi ama hangisinin oldugunu tam olarak bilmiyorum dedim ancak emin oldugum birsey vardi bolge olarak orasiydi ve o binalardan birtanesiydi :)
kenarda bir yere cektim ve 1 dakka diyerek hemen orda birinie yapistim ve oteli sordum megersem tam karsimda duran bina bahsettigimiz otelmis,basim dik bir sekilde hemen musteriye gittim ve su kendimden emin bir sekilde su bina dedim :d
amcam sagoldun bana 50 dolar verdi ve 35 dolar almami soyledi,zengin amcamiz benim yaptigim tum fedakarliklara ve gosterdigim ustun performansa karsilik tum acemiligimi de dahil ederek 5 dolarin bana uygun olacagini dusundu sanirsam ,onada cok selam gonderiyoruz burdan :)
35 dolar daha kasaya atmis ve 1 yen yer daha ogrenmistim .hic kimsenin suratina bakmadan ve musteri almadan baslangic noktasina gitmem gerekiyordu ancak nasil bir gundu anlamadim 2 3 kisi daha beni kenara cekti ve fiyat istediler,benim caliscak halim kalmadigi icin abuk subuk noktalara abuk subuk fiyatlar cektim ve tabikide almadim,ancak herkez mutluydu onlar kazik yememis oldular,bende dinlenebilecektim :D.
Ilk gunu neredeyse kurtarmistim 100 dolar bana gore hic fena para degildi ,sonucta ilk gunumdu ve `0` cekme ihtimalim olmasina ragmen para kazanabilmistim.
Suan evdeyim ve yorgun olmama ragmen kafa dinlemeye ve yarina hazirlanmaya calisiyorum, en kisa zamanda hamligimi atmam ve kondisyonu saglamam, bunlarin yaninda da parki biraz daha ogrenmem gerekiyor, neyse simdilik bu kadar ,guzel gunler de gorecegiz :)
Mızıka Çalan Adam
Eli kanlı"nın delikanlı olduğu iklimlerde, eşcinsele "ibne" diyorlar be abi..
21 Mayıs 2011 Cumartesi
24 Şubat 2011 Perşembe
Korkak
ben jiletin öteki yanına yatıyorum sana iyi geceler ..
O nasıl bir hale
Bana cimri, başkalarına bonkör bedeninde;
Bir acı votka tadı yakalıyorum dilenen bakışlarında
'Suçsuzum' diyorsun.. 'Tarzım bu' diyorsun
Aç bir kurt gibi iniyor gökyüzüne hüzün
Kirpikler alnına deyiyor
Ben de deyiyorum alnına cevapsız sorularımla
Uykum geldi diyorum
Seni sevmekten uykum geldi
Jilete abanıyorum
Korkuya abanıyorum
Tek arkadaşım yok öbür tarafta çünkü! *
O nasıl bir hale
Bana cimri, başkalarına bonkör bedeninde;
Bir acı votka tadı yakalıyorum dilenen bakışlarında
'Suçsuzum' diyorsun.. 'Tarzım bu' diyorsun
Aç bir kurt gibi iniyor gökyüzüne hüzün
Kirpikler alnına deyiyor
Ben de deyiyorum alnına cevapsız sorularımla
Uykum geldi diyorum
Seni sevmekten uykum geldi
Jilete abanıyorum
Korkuya abanıyorum
Tek arkadaşım yok öbür tarafta çünkü! *
8 Aralık 2010 Çarşamba
Wikileaks Kullanma Kılavuzu
Geleneksel medya mensuplarının, benim gibi sıradan vatandaşların ve de devlet adamlarından bazılarının Wikileaks’in ne olduğu ve olmadığı, hangi tarafta durduğu, ideolojisi ve yöntemleri konusunda bazı kafa karışıklıkları içinde olduklarını gözlemliyorum.
Collateral Murder sızıntısı olduğu zaman her şey bu kadar birbirine girmemişti. Bu seferki Cable Gate adlı sızıntının içerdiği doküman sayısı 250 bini aşıyor ve Collateral Murder’daki kadar sınırlı bir hedefi kapsamıyor. Belki de bu yüzden, sızıntının üzerinden az zaman geçmesine rağmen kafalarda oldukça fazla soru işareti belirmeye başladı. Aslında şöyle bir geriye yaslanıp, Wikileaks’in genel duruşuna baksak, belki de bu içine düştüğümüz karmaşıklığı aşabileceğiz.
Bir kere Wikileaks’in ismindeki ”wiki” bizlere tabii ki bir yerde wikipedia’yı çağrıştırıyor. Ancak bu wikiye katkı yapan kişiler sıradan insanlar değil. Ellerinde şu veya bu şekilde bazı güçler tarafından gizli tutulmak istenen belgeler bulunduran kişiler bunlar. Wikileaks, bu enformasyonun özgür ve şeffaf bir biçimde sunulduğu bir enformasyon kanalı izlenimi veriyor. Bu yanlış değil. Ancak bu kadar tek yönlü bakamayız.
Wikileaks, Geleneksel Medyaya Araştırmacı ve Tarafsız Yayıncılık İlkesini Getirmek İstiyor
2 Nisan 2010 Cuma
Raylarda kırmızı şarap şişeleri patlamışçasına
bazen, kendime yetemiyorum.
şınav dediğim sınavlar bitti. fakat ne başlar, ne biter; bilemedim. nerede başlar bitiş, öğrenemedim.
sana/bana seni/beni bana/sana unutturacak kuyumlar, cevherler, 'yalnızlıklı pişmanlıklar' bırakıp alıyorum bir yudum daha.
ve kırılıyor bağa, kırılıyor dumandaki ben. çünkü yolcusuz trenlere çikolata yediriyorum, çünküçünkü.. neyse.
şınav dediğim sınavlar bitti. fakat ne başlar, ne biter; bilemedim. nerede başlar bitiş, öğrenemedim.
sana/bana seni/beni bana/sana unutturacak kuyumlar, cevherler, 'yalnızlıklı pişmanlıklar' bırakıp alıyorum bir yudum daha.
ve kırılıyor bağa, kırılıyor dumandaki ben. çünkü yolcusuz trenlere çikolata yediriyorum, çünküçünkü.. neyse.
Bazı cümlelerin altını çizmek istedim

'Bu dünyanın belirleyici özelliği geçiciliğidir. Bu bakımdan yüzyılların bir ânlık zamandan üstünlüğü yoktur. Dolayısıyla geçiciliğin sürekliliği hiç avuntu vermez; yeni yaşamın yıkıntıların arasından filizlenmesi gerçeği, yaşamdaki direnişten çok ölümün direnişini kanıtlar. Dünyaya karşı savaşmayı isteseydim, onun belirleyici özelliğine, yani geçiciliğine karşı savaşmam gerekirdi. Bunu bu yaşamda yapabilir miyim, hem de ümit ederek ya da inançla değil ama gerçekten.'
-- Franz Kafka, Defterler
'ABD Anayasası'nı yapan insanlar, "her toplumun temel yasasının lex majoris partis (çoğunluğun yasası)" olduğunu düşünüyorlardı, ama aklın yargılarının yerine çoğunluğun yargılarını geçirmekten de kesinlikle kaçınıyorlardı.'
-- Max Horkheimer, The Eclipse of Reason
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

